Makale:

Sevgili okurlar ülkemizde yine bir dersim furyası estirilmeye çalışılıyor. Bu konularda tabii ki yaratılmak istenen taraf ve karşı taraf olarak insanların birbiri ile polemiğe girmeleri, işin sonucunda kafa karışıklığı yaratılmak istenmesidir. Şunu bilmelisiniz ki amaç Dersim falan değil, amaç birilerinin konuşacak konu bularak kendilerini bir yerlere yaftalamasıdır. Başka birilerinin ise bu münakaşanın içerisinde farklı şekilde yer almasıdır. 

Tarihi tarihçilere bırakın bunu siyasete malzeme ederek belli kesimlere şirin gözükmek için rol yapmayın, insanları böldükçe karşı karşıya getirdikçe geçici olarak sizler heveslerinizi giderebilirsiniz ama kaybeden, yara alan bu ülkenin kendisi olur.

Devleti ve o günün idarecilerini TV Kanallarında suçlayan çeşitli kesimlerden insanları dinledikçe öfkeden ve tek taraflı eleştirilerden beslenen sözüm ona kendini aydın zanneden insanlarla karşılaşmaktayız. Elbette devletlerin ilk işi kendi vatandaşları arasında suçlu ile suçsuzu ayırarak herkese her zaman lazım olan adaleti sağlamaktır. Toplu isyanlarda adaleti aramanın o anki koşullarda yeri ve zamanı olmuyor, çünkü isyanlarda şuursuzca öfke patlaması yaşanmakla birlikte karşılıklı öldürme olayları gayri insani bir duygu seli ile isyanlar bitene kadar sürmektedir. Bu tür isyanların sonrasında kazanan taraf kaybeden tarafı sorgular ve kamuoyu önünde aklanma ve aklama süreci yaşanır. Bu süreç içerisinde genelde isyancılar suçlu ilan edilir ve cezalandırılır. Bu dünyanın her tarafında bu güne kadar tarihi süreçler içerisinde böyle olmuştur. Bakın dersim isyanlarında isyancıların yaptıklarına?

Harekâtı Tetikleyen Olaylar

27 Mart 1937 tarihinde Tunceli-Erzincan yolundaki bir köprü Haydaran ve Demanan aşiretleri tarafından yakılır. Diğer Türk Birlikleri ile bağlantı kurulmasın diye Dersimli gruplar tarafından bölgenin telefon hatları kesilir. Jandarma birliklerine pusu kurulur. Pax bucağı karakoluna baskın düzenlenir. Seyit Rıza bizzat Sin Karakolu'nun da basılması için isyancılara emir verir. Bölgedeki 9. Seyyar Jandarma Taburuna da baskın düzenlenir. Birçok askeri birlik basılarak askerler öldürülür ve yaralanır. İsyancılar Mazgirt Köprüsü'nü tahrip ederler. Singeç köprüsünün bir ucunda bulunan, İsmail Hakkı adlı bir Teğmen’in komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlenir ve Karakol yakılarak 33 askerin tümü öldürülür.

Bu tür konular kanayan yaralara benzerler, kaşıdıkça kanayan, kanadıkça daha fazla rahatsızlık veren bir ortamın oluşması kaçınılmaz olur. İnsanların bir arada geçmişin yaralarını kapatarak yaşamaya başladıkları ülkemizde bu konuları açıp açıp toplumun önüne sürmek ilerisi için tehlikeli bir süreci gündeme getirir. 

Vatandaş olmanın sorumluluğunu yurttaş olmanın bilincini kabullenmek ve herkes ile barış içerisinde yaşamak için ortak paydalarda anlaşmak herkes için huzurun temelini oluşturur. 

Ülkemizi ve insanlarını ayrı gayrı gözetmeden seviyoruz, birbirimizin düşüncelerine ve inançlarına saygı duyuyoruz, korkuların ve öfkelerin harmanlanarak şiddete dönüşmesine izin vermeyelim diyerek herkese selam ve saygılar.  

Facebook Yorumları
FACEBOOK YORUMLAR BURDA GÖZÜKECEK